Avrupa’nın Gündemi; Avrupa’dan politika, ekonomi, teknoloji ve gündem haberlerini hızlı, güvenilir ve tarafsız biçimde sunan modern haber platformu.

İletişime Geç

Avrupa Birliği, göç yönetiminde Türkiye ile işbirliğine bağlı

Avrupa Birliği, göç yönetiminde Türkiye ile işbirliğine bağlı

AB, Türkiye'nin milyonlarca sığınmacıya host olması ve Avrupa'ya yönelik düzensiz göç akışını kontrol etmedeki kilit rolünün farkında. Brüksel, üyelik müzakerelerine rağmen stratejik ortaklığı öncelendiriyor.

Türkiye'nin Avrupa Birliği açısından stratejik önemi giderek daha belirgin hale geliyor. Ülkenin milyonlarca sığınmacıyı misafir etmesi ve bölgeden Avrupa'ya doğru yönelen düzensiz göç hareketlerinin yönetimindeki merkezî rolü, Brüksel'in Ankara ile istikrarlı bir işbirliği sürdürme ihtiyacını ortaya koymaktadır.

1999'den bu yana aday statüsünde olan Türkiye'nin üyelik müzakereleri 2005'te resmiyet kazınsa da, 2018 yılından sonra sürecin ivmesi önemli ölçüde yavaşlamıştır. Avrupa Parlamentosu, demokratik kurumlar, yargı sistemi, temel hak ve özgürlükler ile iletişim alanlarındaki gelişmelere ilişkin endişelerini dile getirerek mevcut şartlarda görüşmelerin yeniden açılmasına karşı çıkmaktadır. Buna ek olarak Doğu Akdeniz, Ege denizcilik alanları ve Kıbrıs meselesi gibi ikili sorunlar, müzakere sürecini daha da karmaşık bir hale getirmektedir. Özellikle Atina ve Kuzey Kıbrıs konularında Ankara'nın karşısında yer alan ülkeler, bu konulardaki tavırlarını daha katı bir şekilde ortaya koymaktadır.

AB'nin Türkiye'ye bakışı çok boyutlu ve çelişkili bir yapı göstermektedir. Güvenlik ve savunma açısından Ankara, önemli bir müttefikken; ticari ve ekonomik alandaki hacmi nedeniyle kritik bir pazarı temsil etmektedir. Göç ve sığınmacı yönetimi konusundaysa işbirliği kaçınılmazdır. Bununla birlikte demokratikleşme konuları nedeniyle Ankara hakkında ciddi eleştiriler sürmeye devam etmektedir. Bu bağlamda Brüksel, Türkiye'yi tamamen dışlama ve tam üyelik arasında bir ortadaki yolu benimsemiş durumdadır. Müzakere süreci yerine karşılıklı çıkarlar temelinde, daha esnek ve pragmatik bir stratejik ortaklık modeli öne plana çıkmaya başlamıştır.